Özgürlük için, yaşamak için, gözlerini açtığında belirli şeyler seni tüketir. Baskılar, belirli gelenekler ve benzeri… Herşey biraz biraz bizi yontmak içindi. Herkes bir şekilde bizi yonttu ve yonta yonta tükettiler bizi. Ateşe verip dumanımıza laf ettiler. Havayı kirletip nefes alamıyorum diye şikayet ettikleri gibi. Tanrı bize birçok şeyi sundu. Yemeği, insanları, aşkı, ölümü ve nadir olarak yaşamı. Aslında yaşam ziyadesiyle sunulmuştu bize. Başta anlattığım gibi insanlar ve atlattığımız yada atlatamadığımız badireler tüketti bizi. Anlatamadık insanlara çoğu zaman. “Yargı” diye bir kavram vardı çünkü. Her kötülüğün başı alkol değilde yargı olduğunu çok meşakkatli bir şekilde gösterdi hayat bana. Zira merdivenleri çıkmak için demirlere tutunmamız gerekiyordu. Düzen böyle…
Tutunacak dalı olmayanın kaderi şelaleden düşüp ölmektir. “Ölmeye” mahkum olanlarız biz.Düzeni bozmak isteyenlerin tarihte başı kesilirdi. Şimdi ruhumuza kesikler atmaktalar. Bir gün her birey kendinden vazgeçtiği vakit umarım Tanrı bir işarer gönderir.Gelecek yıl olan 2019 yılında “Yürü ya kulum” denmesine ihtiyaç duyulan bir milletteyiz. Ebebeynler stabil, yediklerimiz yapay, insanlar onlardan daha yapay. Ya biz baş kaldıracağız ya da himaye altında altın gibi yeteneklerimiz, güzel cümlelerimiz hatta o kıymetli değerlerimiz bile solup gidecek. Çok değerli birinin dediği gibi :
“Hayır demeyi bilmezseniz ömür boyu başkasının seçtiği kaderi yaşarsınız… “
-2018