Sayın dünya, şu sıralar bir savaştasın.Çin’den başlayan bir hastalık tüm insanlığı yok etmeye çalışıyor.İnsanların tüm gündemi şu an bu.Herkes nasıl oluyor bilmiyorum, İspanya’da insanlar biner biner ölüyorken hala umut bağlayabiliyorlar. Wuhan’da başlayan hastalıktan dolayı dünyanın büyük bir kısmı ölürken Wuhan, atlattık artık dışarıdayız diye kutlama yapıyor.Kaç insan öldü artık bakmayı bıraktım. Kelebek etkisi bu mudur? Kanadını çırpar ve arkasına bile bakmaz. Çoğu bünye normal günlük aksiyonlara bile dayanıksızken eve zorla kapanış, sınırlı yaşam hakkı, çok sayıda insanın birden ölmesi gibi olaylarla birlikte çok daha ağır bir buhrana gireceğini düşünüyorum.Peki ölüm geldiyse bizi maske, eldiven ve türevi şeyler gerçekten koruyabilir mi? Yahut kaptıktan sonraki umutsuzlukla beraber gerçekten kurtulmak ister mi insan? Sadece bu durum için değil.Yıllar öncesinde acemilikle yazdığım bir kitap üzerinde ziyadesiyle durmuştum bu konunun…” Umut tükenmesi”. ”Umut tükenmesi… Bir zaman gelir, umutlar tükenir, hayaller biter ve sen kafayı yemeye başlarsın.” demiştim iki bin on beş yılında. Bundan beş sene önce insanların hayatlarına dokunmaktan çok kendi canımı yamamaya çalışıyordum sanırım.Temellerini sağlam atmazsan yaptığın binanın tüm dairelerini evsizlere yardım için versen fayda etmez.Diyeceğim şu ki umutlarınızı tüketmeyin.Bir umutla başlıyor çoğu şey.Umut olmadan mucizelerin bile bir değeri yok.Lütfen bi’mucize olsun.