Kodes

Durum biraz farklı bende. Ütopyamı oluşturabilmek adına kendi vücudumdan çıkmam gerek. Bu bedenin içinde olmak benim için hapishane gibi. Orada doğmak ve senelerce başkasının işlediği suçu çekmek. Benim varoluşum, böyle hissedişim, kimin suçu? Tanrının mı, insanların mı, doğanın mı? Hiçbirine inancım yok… Demek istediğim umudumun olmayışıydı. Umutsuzluk ölüp, “Yeter artık cehenneme de gidecek olsam şu araftan çıkmak istiyorum.” durumudur. Açıklanmaz, yönlendirilmez ve yönetilmez. Kafamın içindeki düşünceler çizgifilmlerdeki gibi balondan olsalardı, çoğunu patlatırdım. Fark ettim ki kazandığımız şeylere sevinmemiz boş geldiği gibi geri dönüyor hepsi. Gerçekten tüm ömrümü para kazanıp bir şeyler sahibi olayım diye bitirirken, bittiğinde hiçbirşeyin olmadan geri dönmek… Kısacası “Bir gün yok olacağız Tanrının adaleti gibi…”

Tanrım ölmemiz mi gerek görmek için merhametini?

Standart

Yorum bırakın